Gözden kaçırmayın

Adalet Bakanı Gürlek: Muhsin Yazıcıoğlu Dosyasında 29 Şüpheli Hakkında İşlem YapıldıAdalet Bakanı Gürlek: Muhsin Yazıcıoğlu Dosyasında 29 Şüpheli Hakkında İşlem Yapıldı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına Madımak ve Başbağlar katliamlarını anarak başlayan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin geçmişte yaşadığı acıların unutulmaması gerektiğini belirtti.

Ardından NATO Zirvesi ve Türkiye'nin dış politika vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, dünyada güç dengelerinin yeniden şekillendiğini, Türkiye'nin bu değişimi doğru okuyarak bağımsız bir strateji izlemesi gerektiğini ifade etti.

"Türkiye, hiçbir küresel rekabetin edilgen unsuru olmayacaktır. Hiçbir gücün ileri karakolu olmayacaktır. Hiçbir ülkenin stratejik taşeronu olmayacaktır."

"TÜRKİYE STRATEJİK MERKEZ ÜLKEDİR"

Türkiye'nin bulunduğu jeopolitik konumun önemine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, ülkenin yalnızca bölgesel değil küresel dengelerde de önemli bir aktör olduğunu söyledi.

Karadeniz, Akdeniz, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Doğu'nun kesişim noktasında bulunan Türkiye'nin yeni dünya düzeninde pasif kalamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, ülkenin "stratejik merkez ülke" vizyonuyla hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.

"Türkiye bu büyük dönüşümü tribünden izleyemez."

"TÜRKİYE NATO ÜYESİDİR AMA İLERİ KARAKOL DEĞİLDİR"

NATO Zirvesi'nin önemine değinen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin NATO'nun güçlü ve güvenilir bir müttefiki olduğunu ancak bunun başka ülkelerin politikalarına koşulsuz destek vermek anlamına gelmediğini söyledi.

"Türkiye bu masaya kimseden onay almak için değil; kendi tarihinden, devlet aklından ve millet iradesinden aldığı güçle oturur."

CHP'nin dış politika anlayışını özetleyen Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye NATO üyesidir; fakat NATO'nun ileri karakolu değildir."

"BAĞIMSIZ, KURUMSAL VE ÜRETKEN TÜRKİYE"

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin dış politikada hiçbir ülkenin yörüngesine girmemesi gerektiğini belirterek, ABD, Avrupa, Rusya ve Çin ile ilişkilerin milli çıkarlar temelinde yürütülmesini savundu.

"Biz ABD ile müttefikiz ama ABD'nin Çin stratejisinin taşeronu değiliz."

Türkiye'nin dış politikasının kişisel ilişkiler yerine kurumsal devlet anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyetçi stratejik özerklik" anlayışının korunmasının önemine dikkat çekti.


"GÜVENLİK SADECE AVRUPA'DAN İBARET DEĞİL"

NATO güvenliğinin yalnızca Baltıklar ve Doğu Avrupa ile sınırlı olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye açısından Suriye, Irak, Doğu Akdeniz, Kafkasya, göç, enerji, terörle mücadele, gıda ve su güvenliğinin de güvenlik mimarisinin ayrılmaz parçaları olduğunu söyledi.

Türkiye'nin NATO içinde bu başlıkları güçlü ve kurucu bir dille gündeme getirmesi gerektiğini ifade etti.

"Türkiye NATO'nun stratejik bütünlüğünü hatırlatan kurucu bir dil kullanmalıdır."

"DIŞ POLİTİKANIN GÜCÜ İÇERİDEKİ DEVLET KAPASİTESİDİR"

Kılıçdaroğlu, dış politikada başarı için içeride güçlü kurumların bulunmasının şart olduğunu belirtti.

Hukuk devleti, bağımsız yargı, güçlü ekonomi, etkin parlamento ve basın özgürlüğünün Türkiye'nin uluslararası alandaki saygınlığını doğrudan etkilediğini ifade etti.

"Hukuk devleti zayıfsa, kurumlar aşınmışsa, ekonomi öngörülemezse Türkiye'nin dışarıdaki sözü de zayıflar."

"TÜRKİYE MASADA TARİHSEL HAKKIYLA OTURUYOR"

Konuşmasının sonunda Ankara'daki NATO Zirvesi'nin yalnızca diplomatik bir toplantı olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin uluslararası sistemde bağımsız, saygın ve güçlü bir aktör olarak yer alması gerektiğini söyledi.

"Türkiye masadadır. Ama Türkiye masada kendisine yer açıldığı için değil; tarihsel hakkı, stratejik ağırlığı ve Cumhuriyet'in bağımsızlık iradesiyle bu masadadır."