Gözden kaçırmayın

CHP'li Salıcı'dan İktidara Sert Eleştiri: 'Gerçek Sorunla Yüzleşin'CHP'li Salıcı'dan İktidara Sert Eleştiri: 'Gerçek Sorunla Yüzleşin'

"Muz Cumhuriyeti" Tartışması ABD'ye Sıçradı: CHP'li Salıcı, Trump-Erdoğan Benzerliğine Dikkat Çekti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşanan ve Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell'a yönelik soruşturma açılmasıyla sarsıntıya geçen ekonomik krizi, Türkiye'deki uygulamalarla paralel bir şekilde yorumladı. Salıcı, "Amerika’da tuhaf zamanlar yaşanıyor" diyerek başladığı açıklamasında, Başkan Donald Trump'ın Powell'a yönelik geçmişteki ağır eleştirilerini hatırlattı.


Trump'ın Fed Başkanı'na Yönelik Sert Çıkışları

Salıcı, Trump'ın 2025 yılı boyunca artan dozda yaptığı açıklamaları şu sözlerle sıraladı:

"17 Nisan 2025: 'Onu göndermek istersem, hızlı bir şekilde gider'. 18 Haziran 2025: 'Fed’de aptal biri var'. 15 Temmuz 2025: 'Onunla konuşmak sandalyeyle konuşmak gibi. Kişilik yok, yüksek zekâ yok.' 1 Ağustos 2025: 'O, inatçı bir moron.'"


Salıcı, Aralık 2025'te İsrail Başbakanı Netanyahu ile düzenlenen ortak basın toplantısında Trump'ın, Powell'ın istifa etmesi gerektiğini söylediğini ve "Onu görevden almayı çok isterdim" dediğini vurguladı. Bu tehditlerin, 9 Ocak 2026'da ABD Adalet Bakanlığı'nın Powell hakkında soruşturma başlatması ve kendisine mahkeme celbi gönderilmesiyle somut bir aşamaya geldiği belirtildi.


Powell'tan Tarihi Meydan Okuma

Yaşanan gelişmeler karşısında Fed Başkanı Powell'ın kurumun resmi hesabından bir video yayınlayarak açıkça karşılık verdiğini aktaran Salıcı, Powell'ın, "Hiç kimse, hukukun üzerinde değildir. Bu adım, yönetimin tehditleri ve süregelen baskıları bağlamında değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandığını aktardı. Salıcı, Powell'ın sözlerinin ardından altın fiyatlarında sert bir yükseliş yaşandığına dikkat çekti.


Ekonomistlerden 'Muz Cumhuriyeti' Uyarısı

Salıcı, olayların ardından ABD'deki önde gelen ekonomistlerin alarma geçtiğini belirterek şunları kaydetti:

"Aralarında Janet Yellen ve Ben Bernanke gibi geçmişte Merkez Bankası Başkanlığı ve Hazine Bakanlığı yapmış isimlerin de olduğu 16 üst düzey ekonomist, 'Bu, para politikasının zayıf kurumlara sahip gelişmekte olan ülkelerde yapılış biçimidir' dediler. 'Enflasyon üretir' dediler. 'Bu işler muz cumhuriyetlerinde olur' dediler."


"Biz Bu Filmin Mağduruyuz"

Kendisi de bir ekonomist olan Salıcı, bu tabloyu Türkiye'deki deneyimlerle örtüşen bir senaryo olarak yorumladı:

"Kardeşlerim; Biz bu filmi biliyoruz. Filmin adı, 'Merkez Bankalarının Bağımsızlığı'dır. Ama biz bu filmin seyircisi değiliz. Biz bu filmin mağduruyuz. Bu filmin senaristi, yönetmeni, yapımcısı ve kötü karakteri Sayın Erdoğan’dır. Ülkemizdeki yüksek enflasyon, geçmişte siyasi amaçlarla yürütülen yanlış faiz politikasının zincirleme sonucudur."


"Siyasi Müdahale Yıkım Getirir"

Merkez bankalarının hesap verebilirliğinin önemine değinen Salıcı, para politikasının sadece teknik değil, aynı zamanda siyasi bir mesele olduğunu, çünkü milyonların hayatını doğrudan etkilediğini ifade etti. Ancak Salıcı, kritik ayrımı şu sözlerle yaptı:

"Şahsi siyasi ajandayla bir ülkenin ekonomisini uçuruma sürüklemek ise, demokratik meşruiyet değil, açık bir yıkımdır."


"Trump, Erdoğan'dan Daha Mı Zayıf?"

Salıcı, açıklamasını çarpıcı bir soruyla tamamladı:

"Devlet başkanlarının, merkez bankası kararlarına siyasi saiklerle müdahale etmesi bir ülkeyi muz cumhuriyetine götürür mü? Bir gece yarısı operasyonuyla Venezuela devlet başkanını kaçıran, yaklaşık 36 saat süren kesintisiz bir uçuşla B-2’lerle İran’ı bombalatan Donald Trump, Recep Tayyip Erdoğan’dan siyaseten daha mı zayıftır ki 'Laf dinlemiyordu, biz de görevden aldık' diyemiyor? O cümle kurulduğu anda adres bellidir: Şahsım Devleti."