Gözden kaçırmayın

Sınır Güvenliği ve Koordinasyon Toplantısı GerçekleştirildiSınır Güvenliği ve Koordinasyon Toplantısı Gerçekleştirildi

Gerçekleri Yansıtmayan Oranlar

DİSK-AR, "Sendikalaşma ve Toplu Pazarlık Raporu (Ocak 2026)" başlıklı kapsamlı çalışmasını tamamladı. Raporda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın (ÇSGB) açıkladığı sendikalaşma oranlarının, fiili durumu eksik yansıttığına dikkat çekildi. Bakanlığın yüzde 14,5 olarak duyurduğu resmi oranın, kayıt dışı işçilerin hesaba katılmaması ve toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçileri göstermemesi nedeniyle gerçeği yansıtmadığı ifade edildi. Rapora göre, kayıtlı ve kayıtsız tüm işçiler dikkate alındığında fiili sendikalaşma oranı yüzde 12,3'e geriliyor. Bu da yaklaşık 19,5 milyon işçinin yüzde 87,7'sinin sendika üyesi olmadığı anlamına geliyor.


Asıl Gösterge: Toplu İş Sözleşmesi Kapsamı

Raporda asıl vurgu, sendikalaşma oranından ziyade, işçilerin hangi oranda toplu iş sözleşmesi (TİS) güvencesine sahip olduğuna yapıldı. İşkolu ve işyeri barajları, TİS yetkisi süreçlerindeki gecikmeler ve sendikalaşma nedeniyle yaşanan işten çıkarmalar gibi nedenlerle, TİS kapsamındaki işçi sayısının sendikalı işçi sayısının çok altında kaldığı belirtildi.


ÇSGB'nin Aralık 2025 verilerine göre, aktif TİS kapsamındaki işçi sayısı 2 milyon 139 bin. Bu rakam, tüm işçiler içinde TİS'ten yararlanabilenlerin oranının sadece yüzde 9,6 olduğunu ortaya koyuyor. Bir başka deyişle, Türkiye'deki işçilerin yaklaşık yüzde 90'ı toplu iş sözleşmelerinin sağladığı korumadan mahrum durumda çalışıyor.


Özel Sektörde Tablo Vahim

Rapor, genel sendikalaşma oranlarına kamu sektöründeki yüksek oranın yükseltici etki yaptığını ortaya koydu. Kamu sektöründe sendikalaşma oranı yüzde 75,6 iken, bu oran özel sektörde yüzde 6,8'e kadar düşüyor. Raporda, "Özel sektörde her 100 işçiden yalnızca 5-6'sı sendikalaşabiliyor" ifadesi kullanılarak, özellikle bu alandaki durumun endişe verici boyutlarda olduğu vurgulandı. Kamudaki yüksek oranın genel ortalamayı artırmasının, özel sektör işçilerinin sendikasız ve güvencesiz çalışma koşullarını gizlediği değerlendirmesine yer verildi.


DİSK-AR raporu, mevcut verilerle çizilen tablonun bile işçi hakları açısından ciddi bir krize işaret ettiğini, özellikle özel sektörde sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin acilen ele alınması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.