Gözden kaçırmayın

CHP'li Yavuzyılmaz'tan Kritik İddia: 'Gaz ve Petrol Gelirleri Yabancılara Satılıyor'CHP'li Yavuzyılmaz'tan Kritik İddia: 'Gaz ve Petrol Gelirleri Yabancılara Satılıyor'

DEM Parti'den DEVA Partisi'ne Ziyaret: Babacan'dan Barış Süreci ve Suriye Vurgusu

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Suriye'nin kuzeyindeki gelişmelerle ilgili olarak sürdürdükleri parti temsilcileriyle görüşmeler kapsamında DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ı ziyaret etti. Yaklaşık iki saat süren görüşme sonrası taraflar ortak bir basın açıklaması yaptı.

Resim

"İki Süreç Birbiriyle Bağlantılı"

Açıklamada ilk olarak söz alan Ali Babacan, hem Türkiye'de Ekim 2024'ten beri devam eden barış süreci hem de Aralık 2024'ten itibaren Suriye'de yaşananları değerlendirdi. Babacan, "Bu iki süreç birbirinden çok da alakasız değil. Tam tersi her iki sürecin de birbirlerine etkide bulunabildiği, karşılıklı etkileşimde olduğu sonuçlar olduğunu mutlaka dikkate almamız gerekiyor" dedi.


Suriye'de Güven İnşası ve Kucaklayıcılık Çağrısı

Suriye'deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babacan, tüm tarafların birinci önceliğinin sivil halkın, kadınların ve çocukların korunması olması gerektiğinin altını çizdi. Babacan, Suriye'de istikrarın ancak tarihine ve sosyal dokusuna uygun, kucaklayıcı bir sistemle mümkün olabileceğini belirterek şunları söyledi: "Güven, bir anda inşa edilmez, zaman alır. Yeni bir devlet yapısı ancak ve ancak halkın gücüne, desteğine dayanan bir meşruiyetle ayakta durabilir. Tüm azınlıkların temel hak ve özgürlüklerini sonuna kadar yaşayabilecekleri bir anayasa inşası ve yerel yönetim yapıları gerekiyor."


"Sorunlarımızı Konuşarak Çözecek Kültürü Geliştirmeliyiz"

Babacan, bölgedeki sorunların çözümünde dış müdahalelere değil, diyaloğa vurgu yaptı: "Biz bölge insanları olarak bin yıldır beraberiz. Okyanus ötesinden gelenlerin bize katacağı bir şey yoktur. Sorunlarımızı konuşarak, diyalogla, diplomasiyle çözecek bir kültürü de hızla geliştirmemiz lazım." Babacan, Suriye'deki kültürel çeşitliliğe özen gösterilmesi ve sürecin kademeli ilerlemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.


Türkiye'ye "Yapıcı Dil" Uyarısı ve İnsani Yardım Vurgusu

Türkiye'ye de mesajlar ileten Babacan, "Sözün gücü çok önemlidir ama bu sözün gücünü kimseyi rencide etmeden kullanmak gerekir. Zafer dili duygusal kopuşlara yol açabilir. Barışın kazanacağı bir sürece Türkiye destek vermek zorundadır" ifadelerini kullandı. Kobani'deki duruma da değinen Babacan, "Elektriğin ve insani yardımların normal bir şekilde akmasını sağlamak her şeyden daha önemli. Tek bir çocuğun sıkıntı çekmeyeceği bir yöntemle bu işin yönetilmesi esas olmalı" dedi.


Asıl Çağrı: "Barış Süreci Komisyonu Harekete Geçmeli"

Babacan'ın en net çağrısı ise TBMM'deki Barış Süreci Komisyonu'na oldu. Komisyonun çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirten Babacan, şunları kaydetti: "Komisyonun üzerine düşen görevi bir an önce yapması, raporun tamamlanması, kanun düzenlemelerinin yapılması Suriye'deki gelişmeleri de olumlu bir şekilde etkileyecektir. 'Önce Suriye, sonra rapor mu' ikilemine hiç düşmeden bizim kendi iç sürecimizi hızlı bir şekilde ilerletmemiz lazım. Artık komisyon ön almalıdır, arkadan gelmemelidir. Buradan Meclis Başkanı'na, iktidara ve komisyona çağrım, bir an önce geciktirmeden bu raporu tamamlamak ve sonrasındaki yasal düzenlemeleri bir an önce uygulamaya koymak lazımdır."