Gözden kaçırmayın

11 İlde Büyük Operasyon: 77 Şüpheliden 68’i Gözaltına Alındı11 İlde Büyük Operasyon: 77 Şüpheliden 68’i Gözaltına Alındı

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kapatılmasına yönelik karara ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin hem hukuki hem de insani açıdan ciddi sorunlar barındırdığını ifade etti. Sosyal medya üzerinden kamuoyuna seslenen Davutoğlu, üniversitelerin “bir gece yarısı kararnameleriyle kapatılır hale gelmesinin” devlet gücünü değil, aksine zafiyetini gösterdiğini söyledi.

Davutoğlu, düşünce ve akademik özgürlüğün baskı altına alınmasının uzun vadede Türkiye’ye zarar vereceğini vurgulayarak, “Düşünce kendisinden korkanı önce insanlığın zihni akışının, sonra da tarihin dışına iter” ifadelerini kullandı.


“ÜNİVERSİTELER CEZALANDIRILMAZ, HUKUK İŞLETİLİR”

Üniversitelerin de hukuk çerçevesinde denetlenebileceğini belirten Davutoğlu, hukuka aykırı bir durum varsa sorumluların cezalandırılması gerektiğini ancak öğrencilerin ve akademisyenlerin mağdur edilmemesi gerektiğini dile getirdi.

Bilgi Üniversitesi örneğinde bunun tam tersinin yaşandığını ifade eden Davutoğlu, üniversitenin önce çeşitli devir süreçleriyle zayıflatıldığını, ardından kayyım atandığını ve nihayetinde gerekli hukuki süreçler tamamlanmadan kapatma kararı alındığını öne sürdü.


“BU KARAR ÖĞRENCİLER VE AİLELERİ İÇİN ZULÜM”

Davutoğlu, kapatma kararının gerekçelerinin kamuoyuna açık ve net şekilde sunulmadığını belirterek bu durumun ciddi bir “şaibe” oluşturduğunu ifade etti.

Kararın özellikle final haftası öncesinde alınmasının yaklaşık 20 bin öğrenciyi doğrudan etkilediğini vurgulayan Davutoğlu, öğrencilerin ve ailelerinin büyük bir belirsizlik içine sürüklendiğini söyledi.

“Final haftası öncesinde alınan bu karar, öğrenciler ve aileleri için açık bir zulümdür.”

YÖK VE GARANTÖR ÜNİVERSİTEYE SORULAR

Davutoğlu açıklamasında Yükseköğretim Kurulu başta olmak üzere ilgili kurumlara bir dizi kritik soru yöneltti:

  • Kapatma kararının hukuki gerekçeleri nelerdir?
  • Kayyım yönetimi ile YÖK arasında nasıl bir süreç işletilmiştir?
  • Garantör üniversite olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ile hangi yazışmalar yapılmıştır?
  • 20 bin öğrencinin mağduriyetinin sorumluları kimlerdir?
  • Kamu zararına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmış mıdır?

ULUSLARARASI İTİBAR UYARISI

Davutoğlu, kararın yalnızca Türkiye içindeki öğrencileri değil, yabancı öğrencileri de etkilediğini belirterek, bu durumun Türkiye’nin yükseköğretimdeki uluslararası itibarına zarar verebileceğini ifade etti.

Nitelikli akademisyen ve öğrencilerin Türkiye’yi tercih etmesinin zorlaşabileceğine dikkat çeken Davutoğlu, bu tür uygulamaların akademik iklimi baskı altına alacağını ve diğer üniversiteler üzerinde de bir korku ortamı oluşturacağını söyledi.


ERDOĞAN VE YÖK’E ÇAĞRI

Açıklamasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve YÖK yetkililerine çağrıda bulunan Davutoğlu, üniversitelere olan güveni sarsacak adımlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.

“Türk üniversitelerine güveni sarsan, düşünceyi boğan ve kurumların sürekliliğini yok eden bu tür uygulamalardan vazgeçilmelidir.”

GENEL DEĞERLENDİRME

Davutoğlu’nun açıklamaları; eğitim politikaları, akademik özgürlükler ve hukuk devleti ilkeleri açısından önemli tartışmaları yeniden gündeme taşırken, özellikle “20 bin öğrencinin mağduriyeti” vurgusu kamuoyunda dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.