Gözden kaçırmayın

Kılıçdaroğlu: 'Adalet Gerçekleşinceye Kadar Bedeli Ne Olursa Olsun Ödeyeceğiz'Kılıçdaroğlu: 'Adalet Gerçekleşinceye Kadar Bedeli Ne Olursa Olsun Ödeyeceğiz'

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Hukuk ve Seçim İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen “İyilik İçin Adalet: Türk Hukuk Çalıştayı”nda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin hukuk tarihi açısından kritik bir dönemeçten geçtiğini belirten Dervişoğlu, anayasal denge ve denetim mekanizmalarının zayıfladığını, hukuk devletinin güçlendirilmesi için kapsamlı reformlara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Türkiye’nin yalnızca siyasi değil aynı zamanda ciddi bir hukuk ve demokrasi sınavından geçtiğini söyleyen Dervişoğlu, hukuk kurallarının kişilere ve siyasi hesaplara göre şekillendirilmesinin ülkeye zarar verdiğini dile getirdi.


“ANAYASA HİÇ KİMSE İÇİN ÇİĞNENEMEZ”

Konuşmasında hukuk devletinin temel ilkelerine vurgu yapan Dervişoğlu, bir kişinin makamını korumak amacıyla anayasanın, hukukun ve millet iradesinin yok sayılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Hukukun herkes için eşit uygulanması gerektiğini belirten Dervişoğlu, anayasal düzenin kişisel veya siyasi çıkarlar doğrultusunda zorlanmasının hukuk devletini zedelediğini ifade etti.


“HUKUK GÖRÜNÜMLÜ KEYFİYET REJİMİ”

Türkiye’de normlar hiyerarşisinin bozulduğunu savunan Dervişoğlu, anayasanın üst norm olma özelliğinin zayıflatıldığını ve bunun hukuk düzenini tehdit ettiğini söyledi.

Mevcut tabloyu “hukuk görünümlü keyfiyet rejimi” olarak tanımlayan Dervişoğlu, hukuk kurallarının istikrarlı ve tarafsız uygulanmadığı bir ortamda gerçek anlamda hukuk devletinden söz edilemeyeceğini belirtti.


“CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ YOZLAŞMAYI DERİNLEŞTİRDİ”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni de eleştiren Dervişoğlu, yürütme, yasama ve yargı arasındaki güç dengesinin bozulduğunu savundu.

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin demokrasinin temel güvencesi olduğunu ifade eden Dervişoğlu, denge ve denetim mekanizmalarının yeniden kurulmasının zorunlu hale geldiğini söyledi.


“TÜRKİYE İKİLİ DEVLET ANLAYIŞINDAN KURTULMALI”

Bazı yargı kararlarının toplum vicdanında karşılık bulmadığını öne süren Dervişoğlu, siyasi yakınlığa veya uzaklığa göre farklı uygulamaların ortaya çıkmasının hukuk devletine zarar verdiğini belirtti.

Türkiye’nin güçlülerin değil, kuralların üstün olduğu bir norm devleti haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, herkes için eşit işleyen bir hukuk sisteminin inşa edilmesi gerektiğini söyledi.


“ÜNİTER DEVLET YAPISI KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”

Dervişoğlu, Türkiye’nin üniter devlet yapısının milli birlik ve beraberliğin teminatı olduğunu belirterek federalizm ve özerklik tartışmalarına karşı olduklarını ifade etti.

Ancak üniter yapıyı savunmanın, yürütme gücünün tek elde toplanmasını kabul etmek anlamına gelmediğini söyleyen Dervişoğlu, güçlü bir Meclis ve etkin denetim mekanizmalarının yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.


“DEVLETİN DERİNİ OLMAZ, HUKUKU OLUR”

Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde “derin devlet” tartışmalarına değinen Dervişoğlu, hesap vermeyen gizli güç merkezlerinin meşrulaştırılmasına karşı olduklarını söyledi.

“Devletin derini olmaz, hukuku olur.”

ifadelerini kullanan Dervişoğlu, devletin vatandaşına hesap veren, şeffaf ve hukukun üstünlüğüne bağlı bir yapı olması gerektiğini vurguladı.

Devlet aklının kişilerden değil kurumlardan, hukuktan ve millet iradesinden güç alması gerektiğini belirten Dervişoğlu, hukuk dışı hiçbir anlayışa teslim olmayacaklarını ifade etti.


“KUVVETLER AYRILIĞI VE BAĞIMSIZ YARGI ŞART”

Türkiye’nin geçmişte darbeler ve vesayet süreçleri nedeniyle ağır bedeller ödediğini hatırlatan Dervişoğlu, demokrasinin korunmasının yolunun bağımsız yargı, güçlü parlamenter sistem ve kuvvetler ayrılığından geçtiğini söyledi.

Hukukun üstünlüğünü esas alan yeni bir yönetim anlayışının Türkiye’nin geleceği açısından zorunlu olduğunu ifade eden Dervişoğlu, adaletin herkes için eşit şekilde işlemesi gerektiğini vurguladı.