Gözden kaçırmayın

Kılıçdaroğlu: 'Adalet Gerçekleşinceye Kadar Bedeli Ne Olursa Olsun Ödeyeceğiz'Kılıçdaroğlu: 'Adalet Gerçekleşinceye Kadar Bedeli Ne Olursa Olsun Ödeyeceğiz'

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Partisi’nin TBMM’de düzenlenen grup toplantısında yaptığı konuşmada hem siyasi işleyişi hem de ekonomik tabloyu hedef alan kapsamlı eleştirilerde bulundu.

Konuşmasının başında Meclis’teki temsil ve katılım sorunlarına dikkat çeken Babacan, yasama faaliyetlerinin ciddiyetini kaybettiğini savundu.

“Ey Erdoğan. Meclis’i ne hale getirdiniz yahu. 86 milyonluk ülke böyle mi yönetilir Allah aşkına. Yüce Meclis’in çatısı altında böyle bir sahteciliğe nasıl izin verirsiniz?”

Meclis Genel Kurulu’nda yaşanan oylama süreçlerini eleştiren Babacan, temsil ile fiili katılım arasındaki farkın “demokratik bir sorun” haline geldiğini belirtti.

“Bir tarafta milletin vekâletiyle kullanılan yasama yetkisi, diğer tarafta boş koltuklar adına oy kullandıran bir yönetim kafası. Hey yavrum hey. Nerede vekilleriniz?”

“MİLLET YOKSULLUK VE YOLSUZLUKLA YÜZ YÜZE”

Babacan, Türkiye’de yoksulluğun ve gelir adaletsizliğinin derinleştiğini belirterek toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları anlattı.

Pazarda, markette ve günlük yaşamda vatandaşın alım gücünün ciddi şekilde düştüğünü ifade eden Babacan, özellikle emekliler ve gençler üzerinden örnekler verdi.

“Fileyi yarım doldurup evine mahcup dönen emeklileri görüyoruz. Üniversite bitirdiği halde iş bulamayan gençleri görüyoruz.”

Ekonomik sıkıntıların yalnızca gelir düşüşü değil, aynı zamanda sosyal bir çözülme yarattığını savundu.


ASGARİ ÜCRET, ENFLASYON VE FAİZ ELEŞTİRİSİ

Babacan, hükümetin asgari ücret politikalarını eleştirerek ara zam yapılmamasını sert ifadelerle değerlendirdi.

“1 Temmuz’u es geçmek kul hakkına girmektir.”

Enflasyon ve faiz arasındaki dengesizliğe dikkat çeken Babacan, kredi kartı kullanımının artık bir “hayatta kalma aracı” haline geldiğini söyledi.

“Kredi kartı artık ödeme aracı değil, geçim aracı haline geldi.”

Merkez Bankası politikalarını da eleştiren Babacan, yüksek faiz ortamının üretim ekonomisini zayıflattığını ifade etti.

“Yüzde 60-70 faiz ödeyen bir işletmenin ayakta kalması mümkün değildir.”

“ÜRETİM EKONOMİSİ GERİLİYOR” UYARISI

Babacan, Türkiye’nin üretim kapasitesinde ciddi kayıplar yaşandığını ve dışa bağımlılığın arttığını söyledi.

Kırmızı etten hazır giyime kadar birçok sektörde ithalatın arttığını belirterek sanayinin zayıfladığını ifade etti.

“Kırmızı etin yüzde 25’ini ithal eder hale geldik. Hazır giyimde yüz binlerce kişi işini kaybetti.”

Tarım işçilerinin göç etmek zorunda kalmasını da ekonomik yapının bozulmasının göstergesi olarak değerlendirdi.


“GÜVEN ORTAMI YOK OLDU” ELEŞTİRİSİ

Babacan, yatırım ortamına ilişkin değerlendirmelerinde Türkiye’de güven sorunu oluştuğunu savundu.

“Eğer her yatırım için Meclis’ten uluslararası anlaşma geçirmek zorunda kalıyorsanız, bu ülkede güven bitmiştir.”

Yatırımcıların güven kaybı nedeniyle üretim yerine farklı alanlara yöneldiğini iddia etti.


MECLİS’TE TEMSİL VE SORUMLULUK KRİZİ

Babacan, Meclis’teki katılım ve vekil eksikliği tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerini sert bir dille sürdürdü.

“Karar var, sorumluluk yok. Pusula var, vekil yok. İmza var, temsil yok.”

Meclis’in asli fonksiyonunun zayıflatıldığını savunan Babacan, bunun demokratik sistem açısından ciddi bir sorun olduğunu ifade etti.

“Bu açık bir ciddiyet krizidir ve millet iradesine saygısızlıktır.”

“BU ÜLKE BU DURUMU HAK ETMİYOR”

Babacan, konuşmasının sonunda Türkiye’nin mevcut tabloyu hak etmediğini belirterek hem ekonomik hem de siyasal sistemde yapısal değişim çağrısı yaptı.

“Bu ülke bu lakaytlığı, bu sorumsuzluğu, bu kurumsal çürümüşlüğü hak etmiyor.”