Gözden kaçırmayın

MEB'den 2026 Yılına Damga Vuracak Atama ve Yer Değişikliği Takvimi: İşte Kritik Tarihler!MEB'den 2026 Yılına Damga Vuracak Atama ve Yer Değişikliği Takvimi: İşte Kritik Tarihler!

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Mesleki Eğitim Merkezlerinde (MESEM) yaşanan iki ayrı cinsel istismar iddiasını "kamuoyuna yansıyan vahim tablo" olarak değerlendirdi ve sisteme yönelik ağır eleştirilerde bulundu.


"Güvencesiz ve Denetimsiz Ortam"

Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreterliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, Balıkesir'in Edremit ilçesinde bir simit fırınında ve Sivas'ta bir pastanede MESEM kapsamında staj yapan 15 yaşındaki iki kız çocuğunun cinsel istismara uğradığı belirtildi. Açıklamada, "Bu olaylar, çocukların 'mesleki eğitim' adı altında nasıl denetimsiz, güvencesiz ve tehlikeli bir ortama itildiğini bir kez daha göstermiştir" ifadelerine yer verildi.


Cezasızlık Eleştirisi ve Kopuş Tehlikesi

Edremit'teki olayda failin hala yakalanmadığı, tanıkların ise tehdit edildiği kaydedildi. Sivas'ta yaşanan istismarın ardından ise mağdur çocuğun iş yerinden ayrılmak zorunda kalmasına rağmen, MESEM'in iş sözleşmesi zorunluluğu nedeniyle yeni bir iş bulamadığı ve eğitiminden de olduğu vurgulandı. Sendika, bu durumu "MESEM uygulaması çocukları her türlü riske açık hale getirerek, onları eğitimden koparan yapısal bir sorundur" sözleriyle yorumladı.


Resim


"Çocuk İşçiliği Meşrulaştırılıyor"

Açıklamada, MESEM'ler aracılığıyla çocukların ucuz iş gücü olarak görüldüğü, iş cinayetleri, şiddet, mobbing ve cinsel istismara açık hale getirildiği kaydedildi. Son yıllarda MESEM kapsamında çalıştırılan en az 17 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği hatırlatılarak, "Bu ölümler ve yaşanan istismarlar, çocukları korumayan, çocuk işçiliğini meşrulaştırarak onları sermayenin insafına terk eden eğitim politikalarının doğrudan sonucudur" denildi.


Acil Soruşturma ve Sistem Değişikliği Talebi

Eğitim Sen, taleplerini dört başlıkta sıraladı:

  • Edremit ve Sivas'taki istismar iddiaları şeffaf ve etkin bir şekilde soruşturulmalı.
  • Mağdur çocuklar korumaya alınmalı, psikolojik ve hukuki destek sağlanmalı.
  • Çocuk işçiliğini yaygınlaştırdığı iddia edilen MESEM sistemi derhal sonlandırılmalı, ilgili mevzuat çocuk güvenliği ve eğitim hakkı temelinde yeniden düzenlenmeli.
  • Milli Eğitim Bakanlığı sorumluluğunu gizlemek yerine hesap vermeli, tüm yetkililer hakkında idari ve hukuki soruşturma başlatılmalı.


Sendika, "Çocukların güvenliği toplumsal bir sorumluluktur. Çocukların istismar edildiği, yaşamlarını yitirdiği bir düzende hiçbir kamu kurumu, hiçbir yönetici sorumluluktan muaf değildir" açıklamasıyla çağrılarını yineledi.