Gözden kaçırmayın

Erbakan'dan Çarpıcı Borç Raporu: 'Vatandaşın Banka Borcu 5,9 Trilyon Lira, Antidepresan Kullanımı Rekor Seviyede'Erbakan'dan Çarpıcı Borç Raporu: 'Vatandaşın Banka Borcu 5,9 Trilyon Lira, Antidepresan Kullanımı Rekor Seviyede'

DEM Parti Lideri Hatimoğulları'ndan Meclis'te Kapsamlı Değerlendirme

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin haftalık Meclis Grup Toplantısı'nda gündeme dair önemli mesajlar verdi. Konuşmasında anadili, ekonomik kriz, gençlik sorunları ve barış süreci gibi birçok başlığı ele alan Hatimoğulları, iktidara ve muhalefete çeşitli çağrılarda bulundu.


"Anadili Eşit Yurttaşlığın Somut Adıdır"

Hatimoğulları, geçtiğimiz hafta kutlanan 21 Şubat Dünya Anadili Günü'nü anarak başladığı konuşmasında, anadilin önemine vurgu yaptı. "Anadili eşit yurttaşlığın, demokrasinin ve adaletin somut adıdır" diyen Hatimoğulları, Türkiye'deki dil zenginliğine dikkat çekti. "Hiçbir dil 'bilinmeyen dil' değildir. Tersine, diller hakikatin kendisidir" ifadelerini kullandı. Kürtçe başta olmak üzere anadillerde eğitim hakkının doğal bir hak olduğunu belirterek, "Anadili özgürleşmeden demokrasi tamamlanamaz" dedi.


"Dört Asgari Ücretli Aileyi Geçindiremiyor"

Ekonomik krizin derinleşen boyutlarını rakamlarla ortaya koyan Hatimoğulları, "Eskiden bir asgari ücretli dört kişilik aileyi geçindirirken, şimdi dört asgari ücretli dört kişilik bir evin geçinmesini sağlayamıyor bile" şeklinde konuştu. Açlık sınırının 43 bin 415 lira, yoksulluk sınırının ise 105 bin lira olduğunu hatırlatarak, "Bu ülkeyi uzaylılar yönetmiyor; AKP, bu ülkeyi siz yönetiyorsunuz. Açlık ve yoksulluğun müsebbibi sizsiniz" ifadelerini kullandı. Gıda fiyatlarındaki %638'lik artışa dikkat çeken Hatimoğulları, "Bu iktidar Ramazan bereketini sofralardan kaçırdı" dedi. En düşük emekli maaşı ve asgari ücretin yoksulluk sınırının yarısına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyerek acil zam talebinde bulundu.


Gençlik Gerçeği: "Hayatı Ertelemek Zorunda Kalan Bir Nesil"

Gençlerin içinde bulunduğu durumu "Hayatı sürekli ertelemekle eşdeğer" olarak nitelendiren Hatimoğulları, gençlerin barınma, işsizlik, özgürlük ve ayrımcılık gibi sorunlarına değindi. "Her dört gençten biri ne eğitimde ne de istihdamda" diyerek OECD verilerine atıfta bulundu. Genç kadınların durumunun daha da ağır olduğunu, genç kadınların neredeyse yarısının ne okulda ne işte olduğunu belirtti. Dezenformasyon Yasası ile gençlerin özgürlüklerinin budanmak istendiğini iddia eden Hatimoğulları, "Gençlere sınırsız ve ücretsiz internet hakkı sağlanmalıdır" çağrısı yaptı. Gençlerin taleplerinin gaz, cop ve gözaltılarla karşılandığını öne sürerek, "Yarınları gençlerle birlikte kuracağız" mesajı verdi.


"Birlikte Nasıl Yaşayacağız?" Sorusu ve Barış Çağrısı

Hatimoğulları, Türkiye'nin temel sorusunun "Birlikte nasıl yaşayacağız?" olduğunu belirterek, bu sorunun yanıtının yeni dönemin pusulası olacağını söyledi. Abdullah Öcalan'ın "Biz artık nasıl bir araya geleceğimizi ve barış içinde bir arada nasıl yaşayacağımızı tartışmak istiyoruz" sözlerine atıfta bulunarak, bu çağrının önemine işaret etti. "Barışın mimarisi temennilerle değil; ilkelerle, yasalarla ve kurumlarla sağlanır" diyen Hatimoğulları, kalıcı barış için Öcalan'ın statüsünün yasal güvence altına alınması, kayyımların kaldırılması ve muhaliflere yönelik soruşturmaların son bulması gerektiğini savundu. 27 Şubat'ın yıl dönümüne işaret ederek, "Sadece iyi niyet beyanları değil, somut yasal adımlar atılmalıdır" çağrısında bulundu.


Komisyon Raporuna Eleştiri ve Acil Adım Talebi

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna da değinen Hatimoğulları, raporun dilinin "eski ezberlere dayandığını" ve "çözüm dili olması gerektiğini" ifade etti. Kürt sorununun terör parantezine sıkıştırılmasını eleştirerek, "Kürt meselesini bir güvenlik sorunu gibi parantezler içine sıkıştırmak kabul edilebilir değildir" dedi. Ancak rapordaki bazı yasal düzenlemelerin Türkiye'nin sorunlarına derman olabileceğini belirterek, TBMM'nin bayram sonrasını beklemeden somut adımlar atması gerektiğini vurguladı. AİHM ve AYM kararlarının derhal uygulanması, İnfaz Kanunu ve demokratikleşme paketinin çıkarılması için çağrı yaptı.


Hatimoğulları, konuşmasını "Silahların sonsuza dek sustuğu ve siyasetin konuştuğu o yeni dönemi birlikte kuralım" temennisiyle sonlandırdı.